4 Ocak 2013 Cuma

İKLİM - İKLİM ELEMANLARI

İKLİM 

İklim nedir?
Oldukça geniş bir bölgede meydana gelen atmosfer olaylarının uzun yıllar gösterdiği ortalama duruma iklim denir. Her gün meteoroloji istasyonlarında belirli saatlerde havanın o anki sıcaklık, nem, yağış...vb ölçümleri yapılır. İşte en az 50yıl gibi bir sürede ölçülen hava durumu ortalamaları bize o alanın iklimi hakkında bilgi verir.

Hava Kütlesi: Sıcaklık,basınç ve nem benzerliği olan büyük hava parçalarıdır. Dört hava kütlesi vardır. Bunlar

1. Ekvatoral Hava Kütlesi

2. Tropikal (Ekvatoral Üstü) Hava Kütlesi

3. Polar (Kutup Altı)Hava Kütlesi

4. Arktik (Kutbi)Hava Kütlesi

Hava Durumu:  Belirli bir yerde belirli ve kısa bir süre içinde etkin olan atmosfer koşullarına hava veya hava durumu denir. Bunlar o günkü hava koşullarını ifade eder. Bu gün hava fırtınalı, bu gün hava kapalı, bu gün hava kar yağışlı gibi ifadeler hava durumunu anlatır. 


İKLİM ELEMANLARI



I. SICAKLIK

İklim elemanları içinde en önemlisi sıcaklıktır. Dünya üzerinde sıcaklık değişimi diğer iklim elemanlarını da etkilemektedir.

Sıcaklığın yer yüzünde dağılışını etkileyen faktörler:

Yer yüzünde sıcaklık dağılışı şu etkenlere bağlıdır.

1. Güneş ışınlarının düşme açısı.

  • Enleme bağlı olarak değişir
  •  Günün saatlerine bağlı olarak değişir
  • Mevsimlere bağlı olarak değişir.
  • Bakıya bağlı olarak değişir.

2. Güneş ışınlarının atmosferde aldığı yol.
3. Aydınlanma süresi
4. Kara ve deniz dağılışı.
5. Okyanus akıntıları
6. Atmosferdeki nem miktarı.
7. Yükselti.
8. Rüzgarlar
9. Bitki örtüsü
10. Kayanın cinsi
11. Kar örtüsü


1. GÜNEŞ IŞINLARININ DÜŞME AÇISI

Bir yere güneş ışını ne kadar büyük açıyla geliyorsa orayı o kadar çok ısıtır. Güneş ışınının yere düşme açısını etkileyen faktörleri şu şekilde sıralayabiliriz.
  • Enlem Faktörü:    Dünyanın şeklinin sonuçları ve enlemin etkileri konularında da değinildiği gibi güneş ışınlarının yere düşme açıları Ekvatordan Kutuplara doğru gidildikçe azalmaktadır. Bir alana birim güneş ışını ne kadar eğik açıyla geliyorsa o kadar fazla alana yayılacağı için ısıtma gücü de zayıf olacaktır. Bunu merceklerden de bilirsiniz. Elinizdeki merceği güneşli bir günde dik bir şekilde tuttuğunuzda küçük bir ışık dairesi yapar ve bu dairenin olduğu alanda kağıt yanmaya başlar. Eğer aynı merceği daha eğik tutarsanız birim ışığın düştüğü alanı genişletmiş olursunuz ve yanma gerçekleşmez. İşte ekvator ve çevresine dik ve dike yakın açılarla gelen güneş ışınları bu alanın daha fazla ısınmasına neden olurken, eğik açılarla geldiği kutuplar çevresinin az ısınmasına neden olur. 
  • Günün saatleri:  Gün içerisinde dünya üzerinde her hangi bir yere sabah ve akşam saatlerinde güneş ışınları eğik açılarla ulaşır. Güneş ışınlarını bir yere en büyük açılarla geldiği saat o noktanın yerel saatine göre tam öğlen (12:00) dir. Öğlen (12:00) gün içinde en fazla sıcaklık depolandığı saattir. Zeminde depolanan bu ısı ışıma yoluyla en yoğun öğleden sonra 14:00 - 16:00 arasında Troposfere iletilir. Bu yüzden gün içerisinde en yüksek sıcaklık 14:00 - 16:00 arasında ölçülmektedir. Günün içerisinde en düşük sıcaklıklar ise güneş doğmadan önceki ilk bir saattir. Yani güneş sabah 6:00 da doğuyor ise en düşük sıcaklık 05:00 - 06:00 arasında ölçülmektedir. Gece boyunca ışıma nedeniyle  ısı kaybeden zemin artık bu saatler arasında en düşük ışıma değerlerine ulaşır ve zemin üzerinde yer alan hava soğur. 
  • Mevsimler: Bilindiği gibi dünya yörüngesinde yıl boyunca aynı şekilde dönmez. Dünya yörünge hareketini yaparken bazı dönemler ekvator düzlemi ile yörünge düzlemi arasında 23027\ lık bir açı oluşur. Bu açı ekvator üzerine 900 açı ile düşen güneş ışınlarının 21 Haziran’da Yengeç dönencesine    (23027\Kuzey), 21 Aralık’ta Oğlak Dönencesi’ne (23027\Güney) düşmesine neden olur. Bu nedenle güneş ışınlarının yıl içinde dik açıyla düştüğü tek alan yengeç ve oğlak dönenceleri arası yıl boyunca yaz mevsimini yaşar. Bu hareket iki yarım kürede de sıcaklığın farklılaşmasına neden olur.  Yarım kürelerde en yüksek sıcaklık ve en düşük sıcaklıkların ölçüldüğü aylar şöyledir. 


  • Bakı: Her hangi yeryüzü şeklinin güneşe veya herhangi bir yöne dönük olma durumunu ifade eder. Kuzey yarım küredeki dağların güney yamaçları güney yarım küredeki dağların kuzey yamaçları güneş ışınlarını dik veya dike yakın açılarla alır. Bu durum dağların güneşe dönük yamaçlarının diğer yamaçlara göre daha fazla ısınmasına neden olur. Bu durum 21 Haziran ve 21 Aralık Tarihleri için farklıdır. 21 Haziran günü yengeç dönencesi ve güney kutup dairesi arasında kalan dağların kuzey yamaçları, 21 Aralık günü Oğlak dönencesi ile Kuzey kutup dairesi arasında kalan dağların güney yamaçları bakı etkisi altındadır.Örneğin Türkiye’deki dağların kuzey yamaçları hiç bir zaman güneş ışınlarını direkt olarak almaz. Buralar atmosferde güneş ışınlarının saçılması sonucu aydınlanırlar. Kuzey Anadolu dağlarının Karadeniz’e bakan kuzey yamaçları her zaman güney yamaçlarından daha nemli bir iklime sahiptir. Bu dağların güney yamaçlarına güneş ışınlarının dik ve dike yakın açılarla geliyor olması bu alanın daha kurak bir ikime sahip olmasında etkili olmuştur.


2. GÜNEŞ IŞINLARININ ATMOSFERDE ALDIĞI YOL


      Atmosfer dünyanın şekline uyum sağlamakla birlikte güneş ışınları ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe yer yüzüne ulaşmak için atmosferde daha fazla yol kat etmek zorundadır. Güneş ışını atmosferde ne kadar fazla yol alırsa o kadar enerjisinden kayba uğrar ve o oranda da az ısıtır. 
  


3. ATDINLANMA SÜRESİ

21 Haziranda Yengeç dönencesinden kuzeye doğru gidildikçe, 21 Aralıkta Oğlak dönencesinden güneye doğru gidildikçe gündüzler uzar. Bir yer ne kadar uzun süre güneş ışınına maruz kalırsa o kadar çok ısınır. Ancak yerin ve Atmosferin ısınmasında asıl etken güneş ışınlarının yere düşme açısı olduğu için, kutuplarda 6 ay gündüz yaşanmasına karşılık tüm yıl buralarda sıcaklık sıfırın altında seyreder.

4. KARA VE DENİZ DAĞILIŞI

Kara ve denizlerin dağılış şekli ve denizlerin sığ ya da derin olmaları bu alanların ısınma miktarlarında etkili olur.
Gündüz denizler kazandıkları ısı enerjisini derinliklerine doğru göndererek yüzeyine temas eden hava kütlesinin fazla ısınmasını engellerler. Deniz yüzeyi iki yolla gündüz serin kalır.

1. Deniz yüzeyi ısınmaya başladığı zaman buharlaşma gerçekleşir. Buharlaşma sırasında buharlaşan su buharlaşma yüzeyinden ısı alır bu şekilde yüzey serinlemeye başlar. Buharlaşma sonucu deniz yüzeyinde artan tuz denizin derinliklerine doğru çökerek ısıyı derine doğru taşımaya başlar.
2. Deniz sularının farklı sıcaklık özelliklerinden dolayı dikey ve yatay yönde akıntılar ısının taşınmasına ve yüzeyin serin kalmasına neden olur.

Gündüz karalarda ise ısınma 5-10cm’lik bir yüzey diliminde gerçekleşir. Çünkü toprak tabakası içindeki hava boşlukları tıpkı termoslarda olduğu gibi ısının derine doğru yayılmasını önler ve bu kısım aşırı ve hızlı ısınarak yüzeye temas eden hava kütlesinin de aşırı ve hızlı ısınmasına neden olur. 

Gece denizlerin yüzeyleri soğumaya başladığı zaman ağırlaşan su derine doğru çökmeye başlar ve daha derinde yer alan yüzey sularına göre kısmen daha sıcak su yukarı doğru çıkar. Bu sefer yüzeye çıkan bu su üzerindeki hava kütlesini ısıtır. 
Gece karalar; gündüz yüzeylerindeki biriktirdikleri ısıyı ışıma yoluyla çabucak kaybederler. Soğudukça da üzerilerindeki hava kütlesinin de soğumasına neden olurlar. Örneğin bir yaz gecesinde denizler karalardan ¼ oranında daha az soğumaktadır. 

Kuzey yarım kürede karalar güney yarım küreye göre daha fazla yer kapladığı için burada yıllık sıcaklık farkları fazladır. Güney yarım kürede denizlerin fazla olması burada yıllık sıcaklık farklarının daha az  olmasına (sıcaklıkların tutarlılık göstermesine) neden olmuştur.


3. OKYANUS AKINTILARI

Okyanuslarda daimi rüzgarlarla sürüklenen yüzey suları büyük okyanus akıntılarını oluştururlar. Bu sular geldikleri yerin sıcaklık özelliklerini gittikleri yerlere taşıyarak buraların sıcaklık değerlerinin değişmesine neden olurlar. Okyanus akıntılarını sıcak ve soğuk akıntılar olmak üzere iki gruba ayıra biliriz.

Örneğin Gulf stream ekvator üzerinde alizelerin etkisiyle Atlas Okyanusu’nda oluşup kuzey yarım kürede Avrupa’nın batı sahillerinde ılıman okyanus ikliminin gözükmesine neden olur. Yine Atlas Okyanusu üzerinde meydana gelen Kanarya Soğuksu Akıntısı kuzeyden güneye doğru inerek Afrika Kıtasının Batı sahillerinde etkili olur. Bu alanda, soğuk olduğu için, atmosferdeki nem oranını düşürerek Büyük Sahra Çölünün Atlas Okyanusu kıyılarına kadar sokulmasına neden olmuştur. Bu iki akıntı dışında bir çok okyanus akıntısı vardır. (Güney Yarım Küre’de, Brezilya sıcak su akıntısı, Benguela Soğuk Su Akıntısı; Kuzey Yarım Kürede, Kalifornia Soğuk Su Akıntısı, Oyaşiyo Soğuk Su Akıntısı, Kuroşiyo Sıcak Su Akıntısı....vb)


4. ATMOSFERDEKİ NEM MİKTARI


Atmosferdeki nem (su buharı) havanın aşırı ısınıp, aşırı soğumasını önler. Bunu iki yolla yapar.

  • Su buharı güneşten gelen ışınları tutarak veya yansıtarak karaların aşırı ısınmasını önler.
  • Gece ise ışıma yolu ile uzaya kaçacak olan ısı ışınlarını tutarak aşırı soğumayı önler.


UYARI: Havanın nem miktarı, deniz ve karaların farklı ısınma özellikleri, karasallık ve denizsellik kavramlarını ortaya çıkarmıştır. Karasal ve denizsel alanlarda farklı ısınma özellikleri aşağıdaki sonuçları ortaya çıkarır.

  • Karasal ortamlarda nem miktarı az olduğu için ve karaların çabuk ısınıp çabuk soğuma özelliğine bağlı olarak yıllık ve günlük sıcaklık farkları fazladır.
  • Karasal ortamlarda nem az olduğu için sıcaklık değişimleri hızlı gerçekleşir. Yani geçiş mevsimleri        ( İlkbahar, Sonbahar) kısa sürer.
  • Karasal ortamlarda yıllık ve günlük maksimum sıcaklık ile minimum sıcaklıklar arsında fark fazladır.
  • Karsal ortamlarda yıllık ve günlük sıcaklık farklarının fazla olması bu alanlarda kayalarda mekanik çözülmeyi hızlandırmıştır.
  • Denizlerde yıllık maksimum ve minimum sıcaklık değerlerine karalardan bir ay gecikmeli olarak ulaşılır. Karalarda yıl içinde en soğuk ay Ocak ayı iken, denizlerde en soğuk ay şubat ayıdır. Bunun nedeni denizlerin yazın depo ettikleri ısıyı karalardan daha yavaş tüketmeleridir

5. YÜKSELTİ

Deniz seviyesinden yukarı doğru çıkıldıkça her 100m de sıcaklıklar 0,50C düşmektedir. Yüksek alanlar ısınsa bile Su buharı, oksijen, Azot...vb ağır gazların deniz seviyesinden yukarı çıkıldıkça azalması Atmosfer yoğunluğunun az olmasına neden olur. Bu da atmosferin ısı tutumunu güçleştirir.

Yükseltiye Bağlı Sıcaklık Değişimlerinin Sonuçları


  • Yüksek yerler ısınsa bile bu ısıyı çabuk kayıp etmektedirler.
  • Yüksek alanlarda günlük sıcaklık farklarının belirgin olarak yaşanıyor olması, bu alanlarda kayaların mekanik olarak parçalanmalarını hızlandırmıştır.
  • Yağışlar çoğunlukla yüksek alanlarda (Ekvatoral bölgede 4000m-Orta Kuşakta 3500-2000m – Kutup dairelerinden itibaren 0m) kar şeklinde gerçekleşir.
  • Türkiye’nin bulunduğu enlemler için daimi kar( Toktağan kar) sınırı 3000-3500m dir. 3000-3500m üzerinde kar yıl boyunca yerde kalır 
  • Yükseltiye bağlı sıcaklık değişimi bir dağ yamacında doğal bitki örtüsünde farklılıklara neden olmuştur. ( Aşağıdan yukarı doğru bitki örtüsü sıralanması şu şekildedir. Geniş Yapraklı Ormanlar, Karışık Ormanlar, İğne yapraklı ormanlar, Alpin Çayırları )
  • Tropikal kuşakta nüfus daha serin olan yüksek yerleri tercih etmiştir. 
  • Yüksek alanlarda daha çok soğuğa dayanıklı ve olgunlaşma süresi kısa olan bitkiler yetiştirilir.              (Çavdar, arpa)
  • Eğer yüksek bir alanda bir tarım ürünü yetiştiriliyorsa bu bitkinin olgunlaşma süresinde gecikme olur.
  • Yüksek ve alçak alanlar arasında sıcaklık farkı yaylacılık faaliyetlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

6. RÜZGARLAR:

     Rüzgarlar da okyanus akıntıları gibi geldikleri yerlerin sıcaklık ve nem özelliklerini ulaştıkları yerlere taşırlar. Kuzey Yarım Küre’de Güneyden esen rüzgarlar sıcaklıkları arttırırken, kuzeyden esen rüzgarlar düşürürler. Güney Yarım Küre’de ise kuzeyden esen rüzgarlar sıcaklığı artırırken güneyden esenler sıcaklığı düşürürler. Örneğin Türkiye’de güney sektörlü rüzgarlar (Lodos, Kıble, Keşişleme) sıcaklığı artırırken, kuzeyden esen rüzgarlar (Karayel, Yıldız, Poyraz) azaltmaktadırlar.

7. BİTKİ ÖRTÜSÜ

  • Ormanlar sıcaklık üzerinde deniz ve göllere benzer bir etki yapar. 
  • Sık orman örtüsü altında aşırı sıcaktan korunan bir bölge bulunur.
  • Bitkiler terleme yoluyla bulundukları ortamda nem oranını yükselterek günlük ve yıllık sıcaklık farklarının azalmasına neden olurlar.
  • Bitkiler geceleri ışımayı azaltarak toprağın gece aşırı sıcaklık kaybını önlerler.
Yukarıda sayılan nedenlerden ötürü ormanlık alanlar, çevresindeki sıcak yerlere göre daha serindir.

8. KAYANIN CİNSİ

     Açık renkli ve parlak yüzeyli kayalar gelen güneş ışınlarını yansıtarak yerin fazla ısınmasını engellerler. Koyu renkli ve mat kayalar ise gelen güneş ışınlarını emerek yerin daha fazla ısınmasında etkili olurlar.

9. KAR ÖRTÜSÜ

Kar beyaz ve oldukça parlak olduğu için gelen güneş ışınlarını önemli ölçüde yansıtır.(%70-90 oranında). Diğer taraftan kar örtüsü içinde buluna hava boşlukları yalıtkan bir rol oynayarak gece yerin ışıma yoluyla sıcaklık kaybetmesini önler. Kar az ısınan ve buna karşılık toprağın aşırı soğumasını önleyen bir örtü görevi görür. Yurdumuzda kış buğdayının yetişmesine olanak sağlayan kar örtüsüdür. Kar kış buğdayını aşırı soğuktan (don olayı) korur.


İZOTERM HARİTALARI

İzo=Eş ; term=sıcaklık anlamlarına gelmektedir. İzoterm haritaları eş sıcaklık eğrileriyle hazırlanan haritalardır ve her hangi bir alanda sıcaklık dağılışını gösterirler.
İzoterm Eğrisi: Belirli bir dönemde (günlük, aylık, yıllık) yapılan ölçümlerde, aynı sıcaklık değerlerini gösteren noktaların birleştirilmesiyle elde edilmiş eğrilerdir. 
Termik Ekvator: Meridyenlerin en sıcak noktalarının birleştirilmesiyle elde edilmiş izoterm eğrisine Termik Ekvator denir.

İndirgenmiş Sıcaklık: Yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi yok sayılarak elde edilen sıcaklık değeri. Bilindiği gibi deniz seviyesinden yukarı doğru çıkıldıkça sıcaklıklar her 100m de 0,50C düşmektedir. 


DÜNYA YILLIK ORTALAMA İZOTERM HARİTASININ YORUMU






İzoterm eğrileriyle hazırlanmış dünya izoterm haritasında, yeryüzü sıcaklık bakımından üç büyük kuşağa ayrılmıştır.


1. Sıcak Kuşak: Yıllık sıcaklık ortalaması 200C üzerinde olan alanlar. Genelde dönenceler arasında bulunur. Tropikal kuşağın geniş bir bölümünü içine alır. Bu kuşak karalar üzerinde genişlerken, okyanuslar üzerinde daralmaktadır. Bunun nedeni karaların denizlerden daha fazla ısınıyor olmasıdır.


2. Orta Kuşak (Ilıman Kuşak): Yıllık sıcaklık ortalaması 100C ile 200C arasında değişen alanlardır. Yine bu kuşak da karalarda geniş, okyanuslar üzerinde dardır. Kuzey Yarım Kürede kıtaların batı sahillerinde sıcak okyanus akıntıları nedeniyle genişlerken doğu sahillerinde daralmaktadır.


3. Soğuk Kuşak: Yıllık sıcaklık ortalaması 100C in altında olan alanlardır. Kuzey Yarım Kürede kıtaların batı sahillerinde sıcak okyanus akıntıları bu kuşağı daraltırken, doğu sahillerindeki soğuk okyanus akıntıları genişlemesine neden olmaktadır.

Eğer dünya üzerindeki sıcaklık dağılışı yalnızca enlem faktörüne (enleme bağlı olarak güneş ışınlarının düşme açıları ekvatordan kutuplara gidildikçe azalır) bağlı olsaydı izoterm eğrileri paralellerle aynı doğrultuyu takip ederler yani paralellerle çakışırlardı. Ancak İzoterm eğrileri

  • Kara ve denizlerin farklı ısınma özellikleri
  • Okyanus akıntıları
  • Daimi Rüzgarlar
nedeniyle paraleller gibi düz değil, eğriler çizerek uzanmaktadırlar.

  • Güneş ışınlarının yıl boyunca en dik düştüğü yer olan ekvator üzeri dünyanın en sıcak yerlerini oluşturması gerekirken, termik ekvator, ekvator çemberi gibi düz değil eğri bir şekilde uzanmaktadır.
  • Kuzey yarım küre karaların fazla olması nedeniyle güney yarım küreden daha sıcaktır.
  • İzoterm eğrileri kuzey yarım kürede güney yarım küredekinden daha fazla sapma gösterir. Bunun nedeni Kuzey yarım kürede karaların, güney yarım kürede ise denizlerin daha fazla yer kaplıyor olmasıdır.
  •  Dünyanın en soğuk alanları kuzey yarım kürededir. 

DÜNYA OCAK AYI İZOTERM HARİTASI




  • Dünyanın en soğuk yerleri kuzey yarım kürede yer almaktadır.( Sibirya, Kuzey Kanada)
  •  Termik ekvator güney yarım küreye kaymıştır.
  •  Dünyanın en sıcak yerleri güney yarım kürede bulunmaktadır.( Oğlak Dönencesi çevresi)


DÜNYA TEMMUZ AYI İZOTERM HARİTASI

Dünya TEMMUZ ayı İzoterm haritası

  •  Dünyanın en sıcak yerleri kuzey yarım kürede 300K enlemi civarında yer almaktadır
  • Termik ekvator kuzey yarım küreye kaymıştır.
  • Kuzey yarım kürede karalar denizlerden daha sıcaktır.



TÜRKİYE’DE SICAKLIK DAĞILIŞI

TÜRKİYE YILLIK SICAKLIK ORTALAMALARI İZOTERM HARİTASI



1. Genel olarak ülkemizde sıcaklıklar batıdan doğuya doğru, kıyıdan iç kesimlere doğru düşmektedir. Bu düşüşün asıl nedeni yükseltidir.


2. En yüksek sıcaklık değerleri; Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Akdeniz Bölgesi kıyı kesiminde karşımıza çıkmaktadır.


3. En düşük sıcaklık değerlerine sahip alanlar ise Erzurum- Kars Platoları ve Hakkari Bölümü dağlık yöresidir. Buralarda yıllık sıcaklık ortalaması 40Cnin altına düşmektedir. Bu alanlarda sıcaklığın düşük olmasının nedeni bu alanların yüksek alanlar olmalarıdır.


TÜRKİYE YILLIK ORTALAMA İNDİRGENMİŞ SICAKLIK DAĞILIŞI



1. Enlem faktöründen dolayı sıcaklıklar güneyden kuzeye doğru düşmektedir. Güney ve kuzey kesim arasında 7-80C fark görülmektedir.


2. Doğu Karadeniz’in Batı Karadeniz’den daha sıcak olmasındaki asıl neden Doğu Karadeniz’in kuzeyinde yer alan Kafkas Dağlarının kuzeyden gelen soğuk hava kütlelerinin buraya sokulmasını önlüyor olmasıdır.


3. Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en sıcak alan olmasının nedeni bu alanın güneyden gelen sıcak çöl rüzgarlarına açık olması ve denizel etkiden uzak olmasıdır.



TÜRKİYE OCAK AYI  İNDİRGENMİŞ SICAKLIK DAĞILIŞI

1. Sıcaklıklar kıyılardan iç kesimlere doğru düşmektedir. Bunun nedeni karasallık ve yükseltidir. En düşük sıcaklıklara kuzeydoğu Anadolu’da ulaşılır.


2. En yüksek sıcaklık Akdeniz Bölgesinde görülmektedir. Bunun nedeni denizsellik ve enlemin etkisidir.


TÜRKİYE TEMMUZ AYI İNDİRGENMİŞ SICAKLIK DAĞILIŞI

1. Bu dönemde en sıcak yer Güneydoğu Anadolu Bölgesidir. Burada sıcaklıklar 30-340C civarındadır.


2. Ege ve Akdeniz kıyılarında sıcaklıklar 25-300C arasında değişmektedir.


3. Kuzeydoğu Anadolu platolarında sıcaklıklar 200C nin altına düşmektedir. (Erzurum’da 160C, Kars’ta 17,20C  Sarıkamış’ta 15,60Cdir.)


4. Kuzeydoğu Anadolu’da sıcaklıkların bu kadar düşük olmasının nedeni yükseltidir.


TÜRKİYE EŞ SICAKLIK FARKLARI (İZOAMPLİTÜD) DAĞILIŞI



1. Türkiye’de sıcaklık farkları kıyılardan iç kesimlere doğru artmaktadır.


2. Kıyılarda denizin varlığından ötürü nemin fazla olması (Denizel Etki) bu alanlarda yıllık sıcaklık farklarını azaltmıştır.


3. Karasallıktan etkilenen alanlar, yani iç kesimlerde ise yıllık sıcaklık farkları fazladır.


4. Batıdan denizel etkinin iç kesimlere kadar sokulamamasının nedeni Ege bölgesinin iç kesimlerinin ( İç Batı Anadolu) yüksek olmasıdır.


5. Ülkenin kuzeyinde ve güneyinde yer alan kıyı çizgisine paralel uzanan dağlar da (Kuzey Anadolu Dağları, Toros Dağları) kıyıda bir duvar gibi denizel etkinin iç kesimlere sokulmasını önlemektedirler.


6. Türkiye’de kıyı dağlarının uzanış doğrultuları karasal iklim alanlarını genişletmiştir.




20 Ekim 2012 Cumartesi

ATMOSFERİN KATMANLARI



ATMOSFERİN KATMANLARI
Atmosfer katmanlarının farklı isimlerle anılmasının nedeni katman sınıflandırmasının bazı kaynaklarda sıcaklık bazı kaynaklarda ise yoğunluklarına göre yapılmış olmasıdır. 

TROPOSFER

  1. Atmosferin en alt katmanıdır. 
  2. Atmosferdeki gazların büyük bir kısmı bu katmanda yer alır. 
  3. Ekvator üzerinde yüksekliği 16 km iken orta enlemlerde 8 km, kutuplarda 6 km yüksekliğe sahiptir. 
  4. Atmosfer içerisinde yer alan nemin tamamı bu katman içinde yer aldığı için tüm iklim olayları bu katmanda görülür.
  5. Dikey (ısınan hava yükselir) ve yatay (rüzgarlar) hava hareketleri görülür. 
  6. Troposfer daha çok yerden yansıyan ısı ışınlarıyla (ışıma yoluyla) ısındığı için troposfer içinde yerden yukarıya doğru çıkıldıkça sıcaklıklar her 100 m’de 0,50C düşer. 

Işıma: Atmosferi geçen güneş ışınları yer yüzüne ulaşır ve yer yüzünde bulunan maddeler bu yolla ısınır(potansiyel enerji biriktirirler). Isı maddeler içindeki potansiyel enerjidir. Bu maddelerden çıkan ısı ışınları yere temas eden hava kütlesini ısıtırlar. Yerden ısı ışını yayılmasına ışıma denir. İşte troposfer bu yolla ısındığı için sıcaklık troposferin alt kısımlarında daha fazladır. Troposferde sıcaklıkların yerden yukarı doğru çıkıldıkça her 100m’de 0,50C düşmesinin nedeni bu durumdur. 

STRATOSFER

  1. 6-18km’ler ile 30km yükseklikler arasında yer alır. 
  2. Yalnızca yatay hava hareketlerinin görüldüğü bir katmandır. 
  3. Kutuplarda ortalama sıcaklığı –500C iken, Ekvatorda –800C’dir. 


ŞEMOSFER (KEMOSFER-MEZOSFER)

  1. Yerden 25-30km’ler ile 80 km arasın yükseklikte yer alır. 
  2. Bu katman gaz moleküllerinin ultraviyole ışınlarının etkisiyle değişmeye başladığı katmandır. 

OZONOSFER

  1. Bu Atmosfer katmanı 18km - 45 km yükseklikler arasında yer alır. 
  2. Bu katman Oksijenin (O2) ultraviyole ışınlarının etkisiyle Ozon (O3) gazına dönüşmesi sonucu oluşmuştur. Aslında Ozon gazı, Atmosfer içinde değişik yerlerde bulunmakla birlikte en yoğun ve belirgin biçimde bu yükseklikler arasında yer alır. 
  3. Bu katman güneşten gelen ultraviyole ışınlarının yere ulaşmasını önler. 
  4. Ozon tabakası olmasaydı Dünyaya ulaşacak olan zararlı ultraviyole ışınlarının miktarı bu günkünden 50 kat daha fazla olacaktı. Yani canlı yaşamı olmayacaktı. 

İYONOSFER (TERMOSFER)

  1. Yerden 80-90kmler ile 300-325kmler arasında yükseklikte yer alır. 
  2. Ultraviyole ışınlarının tutulması nedeniyle aşırı ısınmış bu katmanda gazlar iyonlar halinde bulunur. Gaz moleküllerinin aşırı sıcaklık nedeniyle seyrelmesi anlamına gelir. 
  3. Radyo dalgalarını yansıttığı için dünya üzerinde iletişim için önemlidir. 
  4. Kutup ışıkları (Aora) bu katmanda oluşur. 


EGZOSFER (MEZOSFER- JEOKRONYUM)

  1. Atmosferin en üst katmanıdır ve bu katmandan sonra uzay boşluğuna geçilir. 
  2. Burada gazlar yerçekiminden diğer katmanlarda olduğu gibi etkilenmediği için bir uydu gibi dünyanın çevresinde dönerler.

ATMOSFERİN ÖZELLİKLERİ


ATMOSFERİN ÖZELLİKLERİ

Atmosfer nedir?
Dünyamızı çevreleyen gaz kütlesine atmosfer denir. 

          
  •       Bu kütle dünyamızın şekliyle aynı özelliği gösterir. Atmosfer (havaküre) dünyanın şekline uygunluk gösteriyorsa geoit şeklinde olacaktır. Bunun üç temel nedeni vardır. 
  1. Sıcaklık: Kutuplar çevresi soğuk olduğu için burada gazlar sıkışıp ağırlaşacaklar ve yere doğru çökeceklerdir. Ekvatorda da tam ter durum olacaktır. 
  2. Yerçekimi: Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe yerçekimi arttığı için kutuplarda atmosfer daha fazla yerçekimine maruz kaldığı için bu alanlarda sıkışacaktır. 
  3. Çizgisel Hız: Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe çizgisel hız azaldığı için yer küre üzerinde çizgisel hızın en fazla olduğu yer olan ekvator çevresinde Atmosfer daha fazla savrulacaktır. İşte tüm bu etkenler nedeniyle Atmosfer kutuplarda ince, Ekvator çevresinde kalındır. 

  • Atmosfer çeşitli gazlardan oluşan bir yapıdır. Bu yapı içerisinde %78 Azot, %21 Oksijen bulunur, karbondioksit'in atmosfer içindeki oranı ise ortalama 3 oranındadır. 

  • Atmosferi oluşturan gazların %97'si 27 km’den aşağıda bulunur. Çünkü atmosferde gazlar yerçekiminin etkisiyle özgül ağırlıklarına göre sıralanmıştır. 27 km’nin üzerinde bulunan gazlar daha çok moleküllerine ayrılmış haldedirler ve hafif oldukları için yukarılarda yer alırlar. 
  • İklim olayları Atmosferin en alt katı olan Troposfer içerisinde gerçekleşir. Bu durumun nedeni Atmosferde bulunan nemin tamamının bu katmanda bulunmasıdır. 
  • Dünya üzerinde canlı yaşamı atmosferimiz sayesinde mümkün olmuştur.
  • Güneşten gelen zararlı ışınların tutulmasını sağlar. 
  • Dünyaya doğru gelen meteorların yanmasına neden olarak yere düşmesini engeller.
  • Dünya üzerinde ısı iletimini sağlayarak hiç güneş ışığı almayan gölgede ya da karanlıkta kalan alanların da ısınmasını sağlar.
  • Güneş ışığını dağıtarak (difüzyon) hiç güneş ışığı almayan yerlerin karanlık olmasını engeller. 

25 Ağustos 2012 Cumartesi

HARİTA BİLGİSİ


HARİTA BİLGİSİ

Harita Bilgisi Genel Kavramlar


Harita Nedir: Yer yüzünün bütününün ve ya bir kısmının, kuş bakışı görüntüsünün belirli bir ölçek oranında küçültülerek, bir düzlem üzerine aktarılmış haline harita denir.

Ölçek Nedir: Gerçek bir alan,düzlem üzerine aktarılırken kullanılan küçültme oranına ölçek denir.

Bir Çizime Harita Denilebilmesi İçin Neler Gereklidir?

Burada sıralama öncelik sırasına göre yapılmıştır.

Haritanın kullanılış amacı ve Haritanın Başlığı: Hazırlanacak haritanın ne için hazırlandığı yani konusu önceden belirlenir. ( Türkiye Fiziki Haritası, İstanbul Şehir İçi Yol Haritası...vb)

Ölçek: Gerçek görüntüyü  bir düzleme aktaracağınız için ikinci koşul ölçek belirlemesidir. Ölçek haritada görmek istediğiniz ayrıntıya veya haritasını yapacağınız alanın büyüklüğüne göre belirlenir.

Kuzey oku veya koordinat sistemleri: Kuzey oku veya koordinat sistemlerine  ait işaretler (paralel ve meridyenler) bulunmalıdır.

Lejant: Harita üzerinde kullanılan şekillerin ne anlama geldiğinin gösteren işaret kutusunun adıdır.

Projeksiyon Nedir?
Dünya bir düzlem olmayıp küresel bir şekle sahip olduğu için bu küresel şeklin düzlem üzerine aktarılmasında çeşitli problemler ortaya çıkmaktadır. Kağıda aktarma aşamasında çıkan problemleri ortadan kaldıra bilmek veya en aza indirebilmek için çeşitli haritalama teknikleri geliştirilmiştir. Bunlara projeksiyon yöntemleri denir.

Belli Başlı Projeksiyon Yöntemler

      Silindirik Projeksiyon (Merkator Projeksiyonu):
Dünyayı bir silindirle sarıp bu silindir üzerine görüntüyü aldıktan sonra, silindirin eksen hizasında kesilip bir düzlem haline getirilmesi şeklinde uygulanan projeksiyonlardır. Bu yöntem daha çok ekvator ve çevresinin haritasının yapılmasında kullanılır.


Konik Projeksiyon:
Dünyayı kutup noktalarından bir koni ile sarıp bunun açılarak bir düzlem haline getirilmesi şeklinde uygulanan projeksiyonlardır. Bu yöntemde koni şeklindeki kağıt orta enlemlerde yer küreye temas ettiği için burada alanda bir bozulma meydana gelmezken, kutuplar ve ekvator çevresinde alan ve uzunluklarda bozulmalar görülmektedir. Bu yöntem daha çok atlasların hazırlanmasında tercih edilmektedir.

Düzlem (Zenital veya Azimutal) Projeksiyon:
Bu projeksiyon yönteminde düzlem dünyanın herhangi bi yerine temas ettirilerek yapılır. Ancak bu yöntem daha çok, iyi sonuç verdiği için, kutuplar çevresinin haritasının hazırlanmasında kullanılır.

Haritaların Sınıflandırılması


1.        Ölçeklerine Göre Haritalar

Planlar: Ölçeği 1/20.000’den büyük olanlar.
Büyük Ölçekli Haritalar:Ölçeği1/20.000 – 1/200.000 arası olanlar.
Orta Ölçekli Haritalar: Ölçeği 1/200.000 – 1/500.000 arası olanlar
Küçük Ölçekli Haritalar: Ölçeği 1/500.000 den küçük olanlar.

Uyarı: Harita ölçeklerinde büyüklük – küçüklük kavramları haritaların ayrıntıyı gösterebilme gücüyle ilişkilidir.

2.        Kullanım Amaçlarına Göre Haritalar

Fiziki Haritalar: Yeryüzü şekillerinin gösterildiği haritalardır.
Beşeri Haritalar: Nüfus ve yerleşme haritaları bu gruba giren haritalardır.
Ekonomik Haritalar: Yol haritaları, tarım, maden, enerji kaynaklarının gösterildiği haritalardır. 
Siyasi Haritalar: Köy, ilçe, il, ülke sınırlarının gösteren haritalardır. Yani idari bölünüş haritalarıdır.
Özel Amaçlı Haritalar: Herhangi bir konu için özel kullanım amacıyla hazırlanmış haritalardır. Depremsellik haritaları...vb

Plan ve Krokiler Arasındaki Farklar

Planlar ve krokiler kuşbakışı görüntü içermelerine karşılık, yalnızca planların çiziminde ölçek kullanılır.

Plan bir haritadır – Kroki bir alanın kuşbakışı görüntüsünün bir taslağıdır.

Plan hazırlanmasında tüm harita yapım tekniği kullanılırken, krokiler için yalnızca kağıt, kalem yeterlidir.


Haritalarda Küçültme Oranı (Ölçekler)

Kesir Ölçek: 1/ 500.000 veya  _____ 1______  
                                                            1000.000
şeklinde gösterilen ölçeklerdir. Burada ölçeğin payı, harita üzerindeki bir santimetreyi ifade etmektedir. Ölçeğin paydası ise harita üzerindeki bir santimetrenin gerçekte kaç cm’ye eş değer olduğunu gösterir. Birinci ölçeğe göre, 1 cm gerçekte 500.000cm ye yani 5km’ye denktir. İkinci ölçekte ise harita üzerinde bir santimetre, gerçekte 10km ye  denktir.

Çizgi ( Çizik ) Ölçek: 
veya


şeklinde gösterilen ölçeklerdir. Birinci ölçekte harita üzerindeki 1cm'nin gerçekte 1km ye denk olduğu gösterilmektedir.

 İkinci ölçekte ise 6 tane çentik vardır ve tüm çentiklerin toplam uzunluğu 10cm dir. Böyle bir ölçekte 1cm'nin gerçekte kaç km ye denk olduğunu bulmak için;Önce ölçeğin başındaki ve sonundaki rakamlar toplanır.    25+5=30
İkinci aşama bu toplamın, toplam çentik uzunluğuna bölünmesidir. 30 / 10 = 3km

En son yapılan bu işlem bize ikinci ölçeğimize göre haritada 1cm uzunluğun gerçekte 3km uzunluğa denk olduğunu verecektir. Yani aslında ölçek 1/300.000 kesrine denktir. 


Gerçek Uzaklık Hesaplamaları

Kısaltmalar.
GU: Gerçek uzaklık
HU: Harita üzerindeki uzaklık
ÖP: Ölçeğin paydası
Not: Formül haline getirirken km ile cm değerlerinin birbirine dönüştürülmeden işlem yapılabilmesindeki neden  formülün eşitliği değil denkliği hesaplamakta kullanılmasıdır. Yani aslında burada yapılan hesap oran hesabıdır.

Formülün hafızada kalmasını kolaylaştırmak için aşağıdaki metot kullanılabilir.
Soruda sizden ne isteniyorsa onun üzerinin parmağınızla kapatarak formülünüzü şekil üzerinde oluşturabilirsiniz. 

SİZDEN GERÇEK UZAKLIK İSTENİYOR İSE
GU Gerçek uzaklığın üstünü kapattığınızda HUxÖP
HU Harita uzaklığı isteniyorsa  GU
                                               ÖP

ÖP Ölçeğin paydası isteniyorsa GU
                                                HU
NOT: Ölçeğin paydasını işlem sonunda cm'çevirmelisiniz.

ÖRNEK SORULAR







Gerçek Alan Hesaplamaları


Ölçeklerin Kıyaslanması

             
                                
Yukarıdaki iki haritanın karşılaştırılması:
1.        Birinci haritanın ölçeği ikinci haritanın ölçeğinden  daha büyüktür.
2.        Birinci harita kağıt üzerinde daha fazla alan kaplar.
3.        Birinci harita ikinci haritaya göre daha fazla ayrıntı gösterir.
4.        İkinci haritanın küçültme oranı birinciden daha fazladır.

Uyarı: Küçük ölçekler daha geniş alanların haritasını yapmak için kullanılır.

Yer Şekillerini Gösterme Metotları

1. Kabartma Metodu :  Herhangi bir alana ait yer şekillerinin  ölçek kullanılarak hazırlanmış modelidir denilebilir. Daha çok alçıyla hazırlanırlar. Yapılışı ve taşınması güç haritalardır.

2. Gölgelendirme Metodu: Bu haritalarda eğimin fazla olduğu yerler siyah ve ya grinin tonlarıyla gösterilirken, eğimin az olduğu yerler beyazla gösterilir.

3. Tarama Metodu: Tarama metoduyla hazırlanmış haritalarda eğimin fazla olduğu yerlerde kısa, kalın ve sık çizgiler kullanılırken, eğimin az olduğu yerlerde uzun,ince ve seyrek çizgiler kullanılır.

4. Renklendirme Metodu: renklendirme metodunda farklı yükselti basamakları farklı renkler ve tonlarıyla  gösterilir.
0 – 200 m arası koyu yeşil
200 – 500m arası açık yeşil
500 – 1000m arası sarı
1000 – 1500m arası turuncu
1500m nin üzeri açıktan koyu tanlarına giden kahverengi tonlarıyla
Not: Türkiye gibi orta enlemler için 3500m üzeri beyaz (Daimi kar seviyesi) olarak gösterilir.

5. İzohips (eşyükselti) Metodu: Deniz seviyesinden itibaren aynı yükseklikte yer alan noktaların birleştirilmesiyle elde edilmiş, iç içe kapalı eğrilere izohips denir.  İzohips yöntemiyle hazırlanmış haritalara izohips haritası denir.

Eküdistans Nedir? Birbirini takip eden iki izohips eğrisi arasındaki yükselti farkına eküdistans denir.

Eküdistans Aralığı Nedir? Art arda gelen iki izohips eğrisi arasında kalan, üzerinden izohips geçirilmemiş boş alana Eküdistans aralığı denir.

İzohipslerin Özellikleri

 Birbirini takip eden tüm izohips eğrileri arasında yükselti farkı ( eküdistans) o harita üzerinde her yerde aynıdır.
İç içe kapalı eğrilerdir.
Aynı izohips eğrisi üzerindeki tüm noktalar aynı yüksekliği gösterirler.
Yer şekillerinin yükseltisinin ve şeklini ( morfolojisini) gösterir.
Farklı yükseklik basamaklarını temsil ettikleri için birbirlerini kesmezler.
İzohipslerin sıklaştığı yerler eğimin arttığını gösterir.
İzohipslerin üst üste gelmiş gibi gözüktüğü yerler diklikleri (eğim kırıklıkları) gösterir.
Birbirini çevrelemeyen komşu izohipslerin yükseltisi aynıdır.


Profil Çıkarma
Profil yerşekillerinin yandan görünüşüdür. İzohips yöntemiyle çizilmiş haritalarında profil çıkarmak mümkündür. Bunun için profili çizilecek yer şeklinin üzerinde bir kesit belirlenir.

PROFİL ÖRNEĞİ

İzohipslerde Yükseklik Hesaplamaları


Eğim Hesaplamaları


28 Mayıs 2012 Pazartesi

COĞRAFİ KONUM (ÖZEL KONUM)


ÖZEL KONUM NEDİR

Her hangi ülke veya bölgenin:

Denizlere ve göllere
Kıtalara
Ulaşım güzergahlarına
Dağ kuşaklarına
Yer altı zenginliklerine
Başka ülke veya bölgelere
Deprem kuşaklarına
göre konumu özel konum olarak ifade edilmektedir. Buna göre

·     Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir yarım ada ülkesidir.

·     Türkiye Asya ve Avrupa kıtaları arasında önemli bir kara yolu güzergahıdır.

·     Çanakkale ve İstanbul boğazları önemli su  yolları konumundadır.

·     Türkiye Alp-Himalaya kıvrım sistemi üzerinde yer alan dağlık bir ülkedir.

Not:  Bu nedenle
Ülkemizde aynı anda dört mevsim özellikleri bir arada görülmektedir.

·     Türkiye Orta Doğu ülkeleri arasında önemli bir jeopolitik konuma sahiptir.

·     Türkiye Hazar ve Orta Doğu petrol havzalarına yakın bir ülkedir.

·     Türkiye’de yükselti batıdan doğuya doğru artmaktadır.

Not:  Bu nedenle;
ü  Ülkenin batısında aynı tür tarım ürünleri doğusuna göre daha önce olgunlaşmaktadır.
ü  Ülkede batıdan doğuya doğru gidildikçe yıllık ortalama sıcaklıklar azalmakta, yıllık sıcaklık farkları artmaktadır.

·  Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar denizin ılımanlaştırıcı etkisinin iç kesimlere sokulmasına önler. Bu da ülkenin iç kesimlerinde yağışın az olmasına neden olmuştur.

·    Türkiye’nin dağlık olası ve etrafının denizlerle çevrili olması iklim çeşitliliğine ve aynı anda farklı mevsimlerin yaşanmasına yol açmıştır.

·    İklim çeşitliliği toprak, doğal bitki örtüsü, tarım ürünü, yerleşme ve ekonomik faaliyet çeşitliliğini de beraberinde getirmiştir.

·   Türkiye dünyanın en aktif fay hatlarından ikisinin birleştiği alan üzerinde yer  alır. Bu nedenle ülkemiz bir deprem bölgesidir.

COĞRAFİ KONUM (MATEMATİK KONUM)



COĞRAFİ KONUM NEDİR

Dünya üzerinde herhangi bir alanın matematik ve özel konumuna o alanın coğrafi konumu denir.

MATEMATİK KONUM NEDİR

Dünya üzerindeki bir nokta veya alanın enlem ve boylam derecelerine o nokta veya alanın matematik konumu denir.  Buna göre:

·         Türkiye Kuzey yarım kürede yer alan bir Orta Kuşak (Ilıman Kuşak) ülkesidir.

Not: Bu nedenle ülkemizde yıl içerisinde dört mevsim belirgin olarak yaşanır.

·         Türkiye 360 – 420 Kuzey enlemleri ile 260-450 doğu boylamları arasında yer alır.


Türkiye’nin en kuzeyi: Sinop İnce Burun enlemi: 420 06\ kuzey.
Türkiye’nin en güneyi: Hatay Beysun Köyü enlemi: 350 31\ kuzey.
Türkiye’nin en doğusu: Türk – İran – Ermenistan Sınırı ( Iğdır )boylamı:         440 48\ doğu.
Türkiye’nin en batısı: Gökçeada’nın batısında Avlaka Burnu boylamı :           250 40\ doğu.

·       Türkiye’nin en doğusu ve en batısı arasında 19 boylam vardır. Meridyenler arasında 4 er dakika zaman farkı olduğuna göre, ülkemizin doğusu ve batısı arasında 19x4=76\ zaman farkı vardır.

·       Türkiye 2.ve 3. Saat dilimleri arasında yer alır. Yaz aylarında 3. (450 Doğu), kış aylarında 2. ( 300 Doğu) , saat dilimlerini kullanır.

·       Türkiye’nin en güneyi ve en kuzeyi arasında 6 enlem fark vardır. Birbirini takip eden iki paralel arasında dünyanın her tarafında 111km mesafe olduğuna göre, ülkemizin kuzeyi ve güneyi arasında 111x6=666 km kuş uçuşu mesafe vardır.

·       Ülkemiz dönenceler dışında bulunduğu için yıl içinde güneş ışınlarını hiçbir zaman dik açıyla almaz.


·       Ülkemizde cisimlerin gölge yönü her zaman kuzeyi gösterir.

·       Türkiye’de dağların güney yamaçları daima kuzey yamaçlarından daha fazla ısınır.

·       Türkiye’ye  güneyden esen rüzgarlar sıcaklığı arttırır, kuzeyden esen rüzgarlar düşürür.

·       Ülkemizde sıcaklıklar  güneyden kuzeye doğru düşer. 


·       Ülkemizde çizgisel hız güneyden kuzeye doğru gidildikçe azalır.


·    Ülkemizde güneyden kuzeye doğru gidildikçe alacakaranlık süresi artar.


·    Ülkemizde güneyden kuzeye doğru gidildikçe yerçekimi artar.


·    Ülkemizde güneyden kuzeye doğru gidildikçe paralellerin boyları ve çapları azalır.


·       Ülkemizde güneyden kuzeye doğru gidildikçe meridyenler arasındaki mesafe azalır


·    Ülkemizde güneyden kuzeye doğru gidildikçe tarım üst, yerleşme üst, daimi kar sınırı alçalır.